Gel Pisi Pisi


Artık ben de bir Linux kullanıcısıyım! Yıllarca sadece Knoppix, Ubuntu gibi Linux dağıtımlarının Live sürümlerini zevkden dolayı ara ara kullanan ben, artık Ulusal İşletim Sistemi projemiz olan Pardus‘un bir kullanıcısı haline geldim. Lakin, bu pek de verilen bir kararın neticesi olan bir durum sayılmaz!

Efendim, her şey bir sabah bilgisayarımın güç düğmesine basıp açılmasını beklerken mutfağa bir şeyler atıştırmak amaçlı gittiğim gün başladı; geçen gün yani, döndüğümde kullanıcı seçim ekranının beni karşılamasını bekleyip vakitten tasarruf ettiğimi düşünürken… beni siyah beyaz bir ekranda system32 klasöründeki config dosyamın bozuk olduğunu söyleyen bir ekran karşıladı. “Eyvah” dedim, “gitti canım windows kurulumu, oysaki her şey tam istediğim gibi, tüm güncellemeler yapılmış, programlar uzun uzadıya seçilmiş, oyunlar dahi yüklenmişdi”. Hata ekranında istersem kurulumda kullandığım Windows Xp CD’sini takıp repair seçeneğini kullanarak sistemi onarabileceğim yazıyordu. “Hay hay” dedim, “hay hay”. Hemen takıverdim CD’yi oracıkta, Bios’a girip Harddisk’i boot sırasından kaldırıverdim ve CD’yi boot ederek bana önerildiği gibi repair kısmına girdim. Daha önceden bu kısmı kullandığımı hatırlamıyorum, çünkü bu kadar dandik bir kurtarma konsolunu kullansam kesin hatırlardım! Karşımda alanı daraltılmış bir MS-Dos sürümü bana bakıyor, sistemi kurtarmamı bekliyordu. Lakin HELP kısmısındaki neredeyse tüm komutları denemek dahi yetmedi. En sonunda yeter dedim, açtım bir süre evvel evime kadar yollanan Ubuntu DVD’lerinden birisini ve onunla bilgisayarımı başlattım. Amaç dosya kurtarmak, araç Ubuntu. Lakin, hiç hoşuma gitmeyen bir şey oldu. Ubuntu disklerimi görebiliyor, lakin her hangi bir değişiklik yapamıyordu. Bu durumda dosyayı bir yerden alıp bir diğerine kopyalamak söz konusu bile değildi.

Artık hiç umut yok diyordum, hadi ben nerede ise tamamiyle portable programlar kullanıp önemli dosyalarımı 80gb’lik USB Harddiskimde taşıdığım için gidecek olan kendi dosyalarıma yanmasam da, kardeşimin onca dosyası, ödevleri ve daha da önemlisi canı gibi koruduğu Football Manager 2007 oyununun save’lerini kurtaramayacaktım ki bu da bela demekti!

En sonunda, C’deki verileri tutma amaçlı Windows’un olduğu sürücü dursun, lakin içinde ne olduğunu hatırlamadığım 20GB’lik bir sürücümü formatlayıp oraya tazesinden bir windows yükleyeyim bari dedim. Demez olaydım! Allah’ım CD’den format dahi atamıyordum harddisk’e, geliyor geliyor en sonunda bu sürücüye format atılamaz diyordu. Sanırım harddiskte bir sorun vardı. Fırsat bu fırsattır dedim, en iyisi uzun zamandır denemek istediğim şeyi deneyip Linux yükleyeyim. Tekrar taktım Ubuntu DVD’sini ve bu sefer install seçeneğini kullanarak Ubuntu’yu yüklemek istedim. Harddiskim 20Gb kadar alanını ayırarak Linux için ext3 tarzı bir alan ve 4 gb de swap alanı oluşturdum, yüklemeye başladım lakin şanssızlıklarım bununla kalmamıştı. Ubuntunun; bir kaç kez denememe rağmen, kurulumu bir müddet ilerliyor ve bir noktada kurulum donuyordu. Anlayacağınız Ubuntu’da harddisk’imle baş edememişti.

Hüsran içinde, moral bozuk bir şekilde dışarıya, az ilerideki gazete bayiine doğru yola çıktım. Lombak çıkmıştır, alayım düşüncesi ile. Efendim, gitmişken Bilim Teknik dergisini gördüm, uzun süre oldu son okuyalı, bu sayısını alayım dedim, o sırada bir baktımki Pardus’un son sürümü! Ne güzel dedim, bir de bunu denerim. Ne Suse, Ne Ubuntu çalışmıyor nasıl olsa.

Uzun lafın kısası, geldim, sorunsuz bir şekilde Pardus yüklemesini gerçekleştirdim, ve şu an harıl harıl paket indiriyorum, Pisibul programı sağolsun! Aslında, Pardus’un CD versiyonunun eski bir sürümünü çok önceden denemiş, ses ve ağ kartlarımı dahi tanımaması üzerine bir daha kullanmamaya karar almıştım. Lakin, şu anda hem tüm sürücülerimi, IPod, Kart Okuyucu, Flash Bellek ve USB Harddisk’lerimi sorunsuz çalıştırıyor, hem Film ve Müzik izlememi sağlıyor, içinde gelen tonlarca program vasıtası ile windows’umda kalan Torrentlarımı devam ettiriyor, Firefox‘umu; profilimi içine kopyaladıktan sonra, eskiden olduğu gibi çalıştırıyor hemde Windows benzeri ara birimi ile kardeşime pek laf ettirtmiyor, daha ne isteyeyimki? Şimdi bir de şunun komutlarını biraz daha öğrenirsem, yaklaşmayın yanıma! Şimdilik su, ./configure, make, make install, xkill, ve daha evvelden Shell ile olan sunucu yönetimi tecrübelerimden akılda kalan 1-2 ufak komut ile idare ediyoruz.

Dünyama hoş geldin Pardus!

 

(Yazdıktan sonra farkettim, bi yemekte ne yemediğimi söylemediğim kalmış :D)

Linkler ve Detaylar

Beğendiyseniz yahut eleştirmek istiyorsanız, sizde yorum yapın, diğerlerinin yorumlarını okuyun, eklemek istediklerinizi ekleyin. Aktif olun biraz!


Diğer yazılar
« Akıp giden zaman…
Daha Fotojenik Olmanın 5 Yolu »

Çok Okunanlar

İstatistikler
Bu yazı şimdiye kadar 768 kez görüntülendi

Yorumunuzu ekleyin

Bırakın ne düşündüğünüzü bizde bilelim. Azıcık vakit ayırın yeter.

Okuyanların Yorumları

[…] Son zamanlarda Türk işletim sistemi Pardus kullanıcı sayısını oldukça artırıyor izlenimindeyim! (Ne kadar Türk işletim sistemi olduğu bir kaç yerde tartışılıyor orası ayrı mevzu…) Türkiye’deki kullanıcıları bir şekilde Pardus kullandırmak için planlanmış bir hareket var. (bkz. gel pisi pisi) […]