Midye, Yemek?


Midye Yenilir mi? Yenilmez mi?

Bu konuyla ilgili birden çok görüş mevcut. Kimisi yenilebilir diyor, kimisi yenilmez, kimisi dini olarak bakıyor, kimisi bilimsel olarak. Hiç bakmayanlarsa zaten midye tezgahlarını boşaltıyor! İlk önce “Midye nedir? Midyenin işlevi nedir? Midye nerelerde yaşar?” sorularına cevaplar bulmaya ve en sonunda midye yenilir mi yenilmezmi diye bir araştırmaya karar verdim, kendimce. Biraz(!) karmaşık ve teknik bir yazı oldu, ama okumaya değer bence. Eğer ilginizi çektiyse buyrun devam edin…

Teknik Olarak Midyeler

Midye [mussel] [Mytilus galloprovincialis] : Çift kabuklu yumuşakçalar sınıfına mensup bu canlı Yassısolungaçlılar ya da basitçe midyeler birçok adla anılırlar. Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesinin (Bivalvia) sınıfındaki canlıları kapsar. Bu sınıfta Protobranchia, Pteriomorphia, Paleoheterodonta, Trigoinoida, Unionoida (tatlısu), Heterodonta, Anomalosdesmata altsınıflarına ayrılır. Bireyleri iki parçalı ve az çok bakışımlı kabuktan oluşurlar. Toplam 30,000 türü kapsar. Bu familyanın en önemli türleri ise Mytilus galloprovincialis (kara midye veya Akdeniz midyesi) ve Mytilus edulis (mavi midye veya Avrupa midyesi), Modiolus barbatus (at midyesi) ve Perna sp., (Afrika midyesi)’dir. Ülkemiz sularında ise Mytilidae familyasının ekonomik olarak değerlendirilen yukarıdaki türlerden Mytilus galloprovincialis ve Modiolus barbatus olmak üzere 2 türü bulunmaktadır. Mytilus galloprovincialis İzmir’den Karadeniz sularına kadar bulunabilirken, Modiolus barbatus en fazla Ayvalık ve civarında görülebilir.

Midyeler solungaçlarını kullanarak suyu filtre ederek beslenirler. Dolaşım sistemleri açıktır. Bir kısmı kayalara tutunarak dururken diğerleri kendilerini çoğunlukla kumlu tabana gömer ve sifonlarını taban yüzeyi üstüne uzatarak beslenir. Kabuk şekilleri çok değişiktir. Yuvarlak, küremsi, yassı, uzunlamasına yassı fromları vardır. Karın bölgelerinde bulunan kaslı ayakları ile hareket ederler. Kara salyangozları hariç diğer yumuşakçalar suda yaşarlar ve solungaç solunumu yaparlar. Midye vücudunun gerisinde biri su girişi diğeri su çıkışına yarayan ve karın ve sırt sifonları adlarını alan iki delik bulunur. Su arkadan öne doğru üzerinde titrek tüyler bulunan solungaçlardan geçerek hareket eder. Su içerisindeki besin maddeleri ağız kısmından geçerken yakalanır. Sudaki malzemenin olduğu gibi filtrelenmesi nedeniyle suyu temizlerler. Sudaki kirleticilerin birikmesi çalışmaları ile kirliliğin izlenmesinde kullanılan önemli organizmalardır.Midyeler suyu filtreleyen tek canlılar değillerdir. Midyelerle birlikte tarak, istiridye gibi yumuşakçalarda, deniz sularında bulunan Dinoflagellalar ismi verilen kamçılı ve ışık saçan deniz algleri (ateş algleri) ve deniz yüzeyinde kırmızı, kahverengi ya da yeşil renkte bir akıntı oluşturup (kırmızı akıntı) ve özel toksinler saçan canlılarla beslenirler. Kabuklu su ürünleri için dinofilagellatalar en önemli besin kaynağıdır. Kabuklu su ürünleri organizma ile birlikte toksini alırlar ve vücutlarında biriktirirler. Dinofilagellatalar tarafından üretilen yaklaşık yirmi kadar toksin bilinmektedir

Midyelerin ve diğer deniz kabuklularının yol açtığı hastalıklar

İnsanlarda paresteziden çizgili adele paralizilerine kadar varabilen nörolojik semptomlara yol açan bu toksinler, bu deniz kabuklularını öldürmemekle birlikte, dokularında birikir. Bunları yiyen balıklar, deniz kuşları ise ölürler. Dinoflagella ve ürettiği toksinlerdeki farklılığa göre üç değişik tablo gelişir. Her üç farklı tabloda da aşağıda belirtilecek olan temel farklılıklar dışında genelde benzer semptomlar görülmektedir. Dilde ve ağız çevresinde uyuşma çoğunlukla başlangıç belirtisidir. Bunu, sorumlu toksine göre değişen birçok çeşitlilikteki nörolojik semptomlar izler. Kollarda ve bacaklarda genel uyuşukluk, koordinasyon bozuklukları, baş dönmesi, uykuya meyil, mantıksız konuşma ve hareketler gelişmeye başlar. Çoğu hastada bulantı, kusma, karın ağrısı, kaşıntı, eklem ağrıları ve titreme gibi belirtiler de bulunabilir.

Felç yapıcı deniz kabuklusu zehirlenmesinde, toksini (saksitoksin) dokularında bulunduran deniz kabuklusunu yiyen insanlarda 30 dakika içinde; yüz felci, bulantı, kusma, bazen de alınan toksin miktarına göre değişmek üzere solunum adalelerinde, mekanik ventilatör tedavisi gerektirecek boyutlarda paraliziler gelişebilir. Midyeler, felç yapıcı kabuklu su ürünü zehirlenmesi için
en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır. Zehirlenme, Kaptan George Vancouwer tarafından 1793 yılında tanımlanmıştır. Tıp literatürüne geçen ilk olay 1903 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana gelmiştir. Literatür kayıtlarında, 1927 yılında meydana gelen çok şiddetli salgınlar bulunmaktadır. Amerika’da 1985 yılına kadar 1 000’den fazla olay kaydedilmiştir (8). Daha çok Mayıs-Kasım ayları arasında görülür.

Kış aylarında görülen nörotoksik (brevitoksin) deniz kabuklusu zehirlenmesinde ise tablo daha hafif şiddettedir. Besinin yenmesinden üç saat sonra paresteziler, soğuk-sıcak hissi bozuklukları, bulantı, kusma ve ataksi gelişebilmektedir. Paralizi görülmez. Kırmızı akıntılı denizde sörf yapanlarda toksinin inhalasyonu sonucunda solunum yolu ve mukozalarda irritasyon gelişebildiği rapor edilmiştir.

Kanada dışında görüldüğü rapor edilmeyen toksik ensefalopatik deniz kabuklusu zehirlenmesinde de bulantı, kusma, baş ağrısı, ishal, kısa süreli anterograd hafıza kaybı görülmektedir. Bazı olgularda ciddi boyutlarda hafıza kaybı geliştiği, bu hastaların hipokampusunda nöron kayıplarının görüldüğü bildirilmiştir. Sorumlu toksin, glutamik asit ve kainik asit gibi eksitatör nörotransmitterlere benzer yapıya sahip olan domoik asittir.

Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur, çoğu olgu kendiliğinden ve hızla düzelir.

Felç Yapıcı Kabuklu Su Ürünü Toksinleri (FKT)

Özellikleri ve Bulunuşu : FKT’ler Protogonyaulax, Gonyaulax ve Pyrodinium türü dinofilagellatalar tarafından üretilir. Midye, istiridye ve deniz tarağı gibi su ürünleri bünyelerinde taşırlar. Saksidomus giganteus’dan (bir çeşit deniz istiridyesidir) dolayı saksitoksinler olarak da anılırlar. Formülü C10H15N7O3-2HC ‘dir. Suda çözünebilen, ısıya, soğuğa, asit ortamda, pişirme, haşlama, buhara karşı dayanıklı ve bazik ortamda dayanıksız bir yapıya sahiptirler. Tetrodotoksin gibi guanidium bileşiğidirler ve tetrohidropurin yapısı içerirler. Bu toksinler aynı zamanda kürar benzeri etki yapan azot bileşikleridir. Kürara oranla daha iyi emilir ve elli kez daha iyi sindirilir. Esasen Protogonyaulax türlerinin karakteristik atıklarıdır ve dokuz farklı tipi izole edilmiştir. Bunlar; saksitoksin, gonyatoksin 1, gonyatoksin 2, gonyatoksin 3, gonyatoksin 4, gonyatoksin 5, gonyatoksin 6, gonyatoksin 7 ve neosaksitoksin olarak anılırlar. Çoğunlukla birbirleriyle karışmış olarak bulunurlar. En zehirli olanları saksitoksin ve gonyatoksin 3’dür. FKT-Protoksinlerin Toksinlere Dönüşümü Protogonyaulax türlerinin B1, B2, C1 ve C2 olarak dört ön madde ürettiği tespit edilmiştir. Bunlar düşük zehirliliğe sahiptir. Özellikle yüksek sıcaklıklarda; B1 saksitoksine, B2 neosaksitoksine, C1 gonyatoksin 2’ye ve C2 gonyatoksin 3’e dönüşür. Bu dönüşüm ısıtma ile 25 dakikada, ya da 100 derecede daha kısa sürede ve oda sıcaklığında daha uzun zamanda olmaktadır. Bu dönüşümü sağlayan faktörlerin belirli bazı bağların hidrolizi ile ilgili olduğu saptanmıştır. Bu dönüşümler, yukarıdaki dört maddenin zehirliliklerini sırasıyla 10, 6, 20 ve 5 kat daha artırır. Gonyatoksin 1 ve gonyatoksin 4’ün kendiliğinden varsayılan protoksinleri A1 ve A2’dir. Dönüşümleri sağlayan biyotransformasyon işleminin dinofilagellatalarda olduğu varsayılmaktadır. Protoksinlerin yapısının saptanması gerekmektedir.

Etki Şekli ve Etkileri : Saksitoksin son derece güçlü bir nörotoksindir. Sinir ve kas hücre zarlarında sodyum kanallarını bloke ederler. Solunum güçlüğüne, yüz felcine ve kan basıncının düşmesine sebep olur, damar düz kaslarını doğrudan etkiler ve vazomotor sinirlerde uyarılmayı önler. Etkileri tetrodotoksinden daha kısadır, sinir ve kas aksiyon potansiyel artışını engeller. Saksitoksinin kan basıncı üzerine etkisi doza bağlı olarak değişir. Öldürücü dozun altında veya düşük dozda (örneğin 1.5-2.0 pg/kg’dan az ) kan basıncı ilk önce düşer, yeniden yükselir, sonra muntazaman
ve yavaşça yeniden düşer. Yüksek dozlarda kan basıncı daha hızlı düşer. Bu etki FKT’lerin damar düz kaslarını doğrudan etkilemesi ve vazomotor sinirlerin blokajı ile açıklanabilir.

Zehirliliği : Bu toksinler, renksiz, kokusuz bir sinir zehridir. İnsanlardaki öldürücü dozu 0.3 mg kadardır. Su ürünlerinin yenilebilir et kısmı için belirlenen tolerans limiti 80µg/ 100g’dır. Avrupa Birliği’nin 91/492/EEC sayılı direktifleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Yönetmeliği’nde FKT oranının (yumuşakçanın tümü veya tüketim ayrılmış parçalarında) biyolojik analiz metoduna veya bilinen diğer bir metoda göre 80µg/ 100g’ı geçmemesi gerektiği ve sonuçlardaki anlaşmazlık durumlarında da referans metodun biyolojik metot olduğu bilinmektedir.

Felç yapıcı kabuklu su ürünü toksinlerine duyarlılık bakımından türler arasında farklılık vardır. Memeliler içerisinde en duyarlı olan insandır. Yaş, cinsiyet, vücut büyüklüğü, metal iyonlarının varlığı zehirliliği etkileyebilir. Arıtılmamış toksin arıtılmış toksinden daha zehirlidir. Sodyum iyonu zehirliliği azaltırken, Ca+2, Ba+2, Sr+2, Mg+2, Ni+2 ,Co+2, Fe+2, Fe+3 iyonları zehirliliği artırır. Zehirlilik birimi olarak “Fare Ünite (FÜ)” kullanılır; 1FÜ = 0.18 pg saksitoksin dihidrokloriddir ve 20 g’lık bir fareyi 10-20 dk içerisinde öldüren toksin miktarıdır (6). Bu zehirler, felç yapıcı kabuklu su ürünü zehirlenmesine sebep olur. Kabuklu su ürünleri bu toksinleri üreten mikroorganizmaları taşımak suretiyle zehirlenmeye sebep olurlar. Felç yapan nörotoksik kabuklu su ürünü zehirlenmesine sebep olan zehirleri alan her organizma onlardan etkilenmez. Örneğin, midye, istiridye vb. deniz kabukluları bu zehirleri hepato-pankreaslarında biriktirerek kendilerini korurlar. Zehir, bu canlılar yardımı ile besin zincirine katılır ve bu canlılar aracılığıyla tüketiciye ulaşır.

Sonuç Olarak

Bunca şeyi okuduysanız ve azda olsa anlayabildiyseniz, midyeler yenmesi durumunda tehlike arz edebilecek ve insan vücuduna ciddi zararları, felç dahi edebilecek olan canlılardır. Özel çiftliklerde yetiştirilen midyeler için Tarım ve Köyişleri Bakanlığının belirlediği, kabul edilebilir bir zehir oranı mevcuttur. Fakat dışarıdan satın alıp yediğiniz o midyeler direk olarak denizden toplandığı için herhangi bir kontrol mevcut değildir ve yemesi daha çok tehlike arz eder. İçlerinde bulundurdukları onlarca toksik madde sayesinde sizi bir çok hastalık ve sinirsel bozukluklara çağırırlar. Kısacası ve bencesi, yenilmemeliler! Lakin, her hâlukar’da yerin ben, “atın ölümü arpadan olsun” diyorsanız.. Afiyet olsun!

Kaynaklar:

  1. BESİN ZEHİRLENMELERİNE YAKLAŞIM - Prof. Dr. Alaaddin PAHSA
  2. MİDYE BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ - Aynur LÖK
  3. FELÇ YAPICI SU ÜRÜNÜ TOKSİNLERİ - Ali BİLGİLİ & Sadık KÜÇÜKGÜNAY
  4. http://www.ims.metu.edu.tr/DenizSozluk/ABC/m.htm
  5. http://biyolojiegitim.yyu.edu.tr/ders/biovi.htm
  6. http://www.onlinebilgiler.com/wp-content/uploads/2006/05/midye.jpg
  7. http://www.hedvabnastezka.cz/a_image/2738
  8. http://www.starfish.govt.nz/shared-graphics-for-download/zebra-mussel-large.jpg
  9. http://www.vattenkikaren.gu.se/fakta/arter/mollusca/bivalvia/mytiedul/mytifile.gif
  10. http://www-eve.ucdavis.edu/grosberg/images/organism_photos/mussel%20bed.jpg
  11. http://www.aad.gov.au/asset/images/233_ul-Dinoflagellate-Gonyaulax.jpg
  12. http://www.cfsan.fda.gov/~frf/pyro.gif

(Not: Bu yazı kısmen kaynakları verilmiş olan adreslerdeki yazıları toplanarak oluşturulmuştur. Amacı ise sadece kişisel bir merağı tatmin etmektir. Hiç bir şekilde akademik olarak bir değeri yoktur, sanırım. )

Linkler ve Detaylar

Beğendiyseniz yahut eleştirmek istiyorsanız, sizde yorum yapın, diğerlerinin yorumlarını okuyun, eklemek istediklerinizi ekleyin. Aktif olun biraz!


Diğer yazılar
« Bella Ciao - Hoşçakal Güzelim
Portable Programlar ve Portable Firefox »

Çok Okunanlar

İstatistikler
Bu yazı şimdiye kadar 14748 kez görüntülendi

Yorumunuzu ekleyin

Bırakın ne düşündüğünüzü bizde bilelim. Azıcık vakit ayırın yeter.

Okuyanların Yorumları

güzel yazı! tebrikler. Ben zaten yemiyordum ama açıkçası bu kadar zararlı olabileceğinide düsünmemiştim.

Valla ne diyim cok guzel bir yazi elinize saglik. Ben de bundan sonra (cok sevdigim halde) yememeye calisacagim.

yiyebilecegimiz bu kadar güzel seyler varken neden ici pislik dolu bir midye iştahla yenilebilirki ben denemedim yememde zaten görüntüsü bile itici bilgilendirici yazınız icin tesekkürler.

Bir daha midye? Asla!

hiçbir şekilde katılmıyorum.Yazdıklarınız ve tarzınız size doğru gelebilir tabiiki nitekim teknik bilgilerde doğrudur.Ama sizin yazdıklarınızı okuyupta aa tamam bundan sonra yemeyelim diyen çok fazla çıkmaz.Ben deniz kenarında doğdum benim babamda dedemde hep yedik hala yiyoruz ve benim çocuklarımda yiyor hiç sorun yaşamadık.Dedem 96 yaşında öldü,babam hala sağ,ben 40 yaşındayım.
Bence hergün yediğimiz yada zorla yemek zorunda bırakıldığımız suni gıda maddelerini araştırıp yayınlayın.Halkımız bilgilensin çünkü midyeyi isteyen yer ama kolayı,gazozu,çikolatayı yada adını sayamayacağımız binlerce katkı maddeli ürünleri herşekilde legal yada illegal sürekli yiyoruz.
Bırakınız insanlar rahat olsun.
Umarım yayınlarsınız.
Saygılarımla….

Yazıyı hazırlayan arkadaşı tebrik ederim gercektende cok iyi araştırmış ve belliki çok caba sarf etmiş ama ben yerim abi çok lezzetli çünki çocukluğumdan beri yerim hemde (25 yaşındayım bekarım) çiğ bile yediğim olmuştur bu Mytilus galloprovincialis ları ve herhangibi bir sağlık sorumumda yok , yanlış anlamayın emeğinize bir saygısızlık yapmak istemem sadece içimden gecenleri yazmak istedim :)

Wallahi detaylı hazırlanmış güzel bir yazı herkesin fikrine saygı duymak lazım,midye güzel bir yiyecek,mesela kabuklu yumuşakçaların kanıtlanmış afrodizyak etkisinden hiç bahsedilmemiş,artı denizlerin temizlenmesine katkılarından bahsedilirken canlıların gıda zincirinde ne önemli bir halka olduğundan bahsedilmemiş sırf zararlı olduğundan bahsedilmiş bence biraz haksızlık,aynı tehlikenin bütün yiyecek malzemelerinde değişik seviyelerde bulunduğunu bilmek sizi ne kadar o gıda maddesinden uzak tutar ?yinede uyarıcı yazı sahibine duyarlılığından dolayı teşekkür ederim.

bilgileriniz icin tesekkurler ama ATIN OLUMU ARPADAN OLSUN….ben yerim abi midye bu ya koca bi tepsiyi kapadigimi biliyorum sokakta.eroinden beter bagimliyim.denizden babam ciksa yemem.allahin ne guzel bi nimeti bu. burak yilmaz ogrenci

Ben de yiyorum yıllardır,ne bir sinir hastası olanı,ne de ölen adam duydum marmarada.
Bilgiler doğrudur fakat bizim denizlerimizde bu derece zehirli olanları varmı?sanmıyorum.

Yorumlarınız için teşekkürler, yıkıcı yahut yapıcı.

@Volkan
Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor, ben bir bilim adamı değilim, bu konuda uzman da değilim. Kendi merakımı tatmin etmek amacıyla yaptığım araştırmanın sonucunda oluşmuş bir yazı bu. Merakım bu yönde olduğu için BU yazı ortaya çıkmıştır, her gün yemek zorunda olduğumuz suni maddeler demişsiniz, bunlarla ilgili; pek araştırma araştırma sayılmasa da, E Kodları isimli bir yazı var, okursanız göreceksinizki gıdalara katılan maddeler arasında hayal dahi edemiyeceğimiz nitelikde maddeler bulunuyor. Yazı bitmedi, hala düzenlemeler ve çeviriler sürmekte.

Ne mutlu ki size hiç bir şey olmamış. Allah daha uzun ömürler bahşetsin. Lakin midye kaynaklı hastalıklar sadece 1 den ibaret değil. Örneğin 27 Mart 2006 tarihli NTVMSNBC haberine bakacak olursak midyenin muhteviyatı nedeniyle Hepatit A’ya da neden olduğu, ve özellikle Ege sahillerinde yaşayan insanlarda Hepatit A’nın görülmesinin nedenlerinden birisi olduğu, cilt hastalıkları, kangren, karaciğer, böbrek yetmezliği, kalp ritmi bozukluğu, sinir sistemi bozukluğu ve kanser türlerine neden olmakta olduğu bilgisini görebiliriz. Elbette bunların hiç biri hemen açığa çıkan hastalıklar değildir, bu sebeple “dün midye yedim bugün hastayım” tarzı bir şey söyleyemiyoruz. Ve ne yazik ki yazıya iliştirmek üzere; aramama rağmen, midye kaynaklı ölümlere dair bir haber bulamadım, en azından Türkiye için.

Sanırım yukarda yazdıklarım Yılmaz isimli arkadaşa da bir nevi cevap olacaktır.

Ve @Veysel EKİNCİ,
Yazının ana konusu midyelerden gelebilecek zararlar olduğu için midyelerin olumlu etkilerine yönelik bir araştırma yapılmamış, dolayısıyla yazıya eklenmemiştir. (:

Son olarak, üstte de belirttiğim gibi bu yazını kimseyi zorlamak gibi bir amacı yok. Her hangi bir midyeciye garezimde yok! Tek amacım insanları uyarmak, olası tehliklere karşı tetikde olmalarını sağlamak. :)

bilgilendirdiğiniz için sağolun dikkat etmek lazım

hocam yazının başlığında soru eki olan “mi” ayrı yazılmamış, Türkçe’mize biraz daha dikkat.

@Mustafa,

Uyarı için teşekkürler, hata düzeltildi. Ne kadar dikkat etsek de hata yapmadan olmuyor ne yazık ki.

çok güzel bir araştırma olmuş. denizden babam çıksa yerim görüşünde biriyim. midye de buna dahil ama belli ki her yerde yememek lazım. güvendiğim bir kaç balık restoranı var. heralde oralarda midye tava yemeye devam edeceğim. zehir kısmından o kadar korkmadım ama hepatit kısmı sakat. iyice pişmeden yenmemeli orası kesin.

Bayağı uğraşmışsınız, elinize sağlık.
Her ne kadar hijyenik ortamlarda hazırlanmış olduğunu bildiğim sürece bol bol götürmeme engel olmayacaksa da, midye ile ilgili bu bilgileri başka yerlerde de kısım kısım okumuştum.
Dediğiniz gibi, bazı maddelerin vücutta yarattığı etkiler, hastalıklar vs çok uzun zamanda da ortaya çıkabiliyor.

Yani yiyin, ama bilerek yiyin (:

Şimdi midye pistir, zehirlidir felan eyvallah. Ama unutulan bir nokta var. Derdi veren yüce rabbim devasını da eksik etmez. Nedir? Midyeleri yutarken arada bira dökerseniz gırtlaktan aşağı lokum gibi olur o lezizler. Hiç birşey de olmaz. Tecrübeyle sabittir. Limonu bol tutmak da faydalı olur. Afiyet olsun…

Ordan burdan araştırma yapılırken bir de keşke türkiye’de kaç kişinin midye yemekten felç olduğu filan da araştırılsaymış. Midye yemek isteyenlere duyurum var; nerdeyse her gün yediğim (rekorum da bir defada 60′tır ki ben bir bayanım), yıllardır yediğim, etrafımdaki pek çok insanın da yediği bir yiyecek bu. Üstüne tez yazarım gerekirse midyenin. Duyurum şu, yiyecekseniz yiyin bu kadar basit, korkuyorsanız eğer 3-5 tane yersiniz nefsiniz körelir. Midye kimseyi felç yapmıyor arkadaşlar, yediğiniz kaç yiyecek sizi felç yapabilir zaten akıl var mantık var, yukarıda yazanlar çok uç durumlar, 100000′de bir görülecek durumlar.
Ha ama yazın güneşin altında kalmış midye yerseniz tabii gider hastanelik olursunuz. Çünkü midyenin tüm o felç yapma hikayelerinin yanında gerçekten görülen bir özelliği var, çabuk bozuluyor açık havada ve güneş altında, e bütün deniz canlıları öyle değil mi…

Afiyet olsun.

yazınız gerçekten güzelde bu işten karnını doyuran yüzlerce insan var neden hep zararlarını yazdınız ki midye zevk işidir ben hergün 100 adet yiyiyorum ve abartısız söylüyorum.allah a şükür hiçbi rahatsızlığım yok abi öleceğimi bilsem yerim o mereti.sizede tavsiye ederim tabiiki bilip güvendiğiniz yerden yemek şartıyla.

Ne kadar yanlış düşünceler. Öleceğimi bilsem yerim demişsiniz, o zama zaten zararının ya da faydasının bir anlamı kalmıyor. Siz yemenize devam edin, afiyet olsun.

koray demiş ki;
“Derdi veren yüce rabbim devasını da eksik etmez.”

Sevgili koray, tutumunu çözemedim. Yani demek istiyorsun ki , kendimizi hastalıklarlar ve kötülüklerden korumamıza gerek yok ne de olsa bir yerlerde bir şifası vardır? Hatta ölümün bile vardır değil mi ? Zaten AIDS’i de Allah verdi , şifası da var değil mi ? Sağlık işlerinde saldım çayıra mevlam kayıra olmuyor.

çiçeğe ;
Sevgili çiçek, keşke böyle derinlemesine araştırılmış bir yazıya cevap olarak sen de araştırarak cevap verseydin. Kaç kişi midyeden ölmüş, onu bulup getirseydin, biz de görseydik. Sadece kendi tecrübelerine dayanarak konuyu aydınlatamayacağını bilmeni isterim. Bunun yanında, midyeden kimse ölmez. Sigaradan ölen oldu mu hiç? Ama sigaranın zararlarından pasif olarak etkilenerek (bazısı tam anlamıyla doğrudan da etkilenir) ölümler gerçekleşir. Kanserler, kangrenler bunun bir örneğidir. Bu kadar açık bir anlatımı anlayabilirsin heralde. Senin yorumun, günde 5 paket sigara içip hala ölmediğini söyleyen birisi gibi. Ve son olarak, midye yemekle bayan olmanın alakasını anlayamadım.

halim demiş ki ;
“bu işten karnını doyuran yüzlerce insan var neden hep zararlarını yazdınız”

En şaşırdığım yorum seninkisi oldu. Bir şeyin zararları varsa üstünden para kazanmak ne kadar doğrudur? Senin sözlerinden ben anlıyorum ki, eroinden bir çok insan karnını doyuruyor neden hep zararlarını düşünüyoruz? Yararlı olduğu yerler de vardır değil mi ? Etnik olarak, zararlı şeyler satarak kazandığınız parayı hak etmiyorsunuz demektir. Dinen ise buna haram diyoruz.

Son olarak,
içindeki zararlı maddeleri bir kenara bırakırsak Türkiye gibi saygın restorantlarda bile hijyen sorunu yaşayanan bir memlekette, denizden nasıl çıkartıldığını ,nasıl muhafaza edildiğini, nasıl temizlenip içindeki pilavın bile nasıl yapıldığını asla güvenerek bilemeyeceğiniz bir şeyi yemek ne kadar doğrudur? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, üstü açık simit arabalarıyla simit satılması konusunda büyük mücadele verdi ve şu an cam kab içinde olmayan hiç bir simit göremezsiniz. Bunu bir düşünün, sokakta rüzgarla birlikte neler uçuşuyor? Havada neler var? Ve ben midyelerini cesurca sergilemeyen hiç bir midyeciye rastlamadım.

Atın ölümü arpadan olsun gibi yaklaşımları bırakın lütfen. Tabii ki özgürsünüz, ama siz at değilsiniz. İstikbal böyle küçük detaylarda bulunur. En basitinden, her İstanbullu günde bir eksik sifon çekiyor olsaydı İstanbul bu yaz kuraklığın lafını bile etmiyor olacaktı.

“Zararı bize, sanane?” diyebilirsiniz. Evet haklısınız ama aynı umursamazlık ve vurdum duymazlığı beni ilgilendiren konularda da yapmayın lütfen ( Bakınız istanbulda kuraklık vb). Ama tabii buraya gelip yorum yazdığınıza göre, bir tartışma ortamına girdiniz demektir.

Saygılarımla, dilim sürçtüyse affola. Söylediklerimin hiçbirisi kişisel değildir, lüften konu dahilinde değerlendirin.

Sevgili Ginnun,

Demişsiniz ki, “keşke böyle derinlemesine araştırılmış bir yazıya cevap olarak sen de araştırarak cevap verseydin. Kaç kişi midyeden ölmüş, onu bulup getirseydin, biz de görseydik.”

Araştırmaya diyecek lafım yok fakat ben de yukarıdaki kadar bilgiyi bir saat içinde toplayabilecek kapasitede bir araştırmacıyım işim gereği ama kimsenin araştırmasına laf edecek de değilim, iyi toplanmış bir araya getirilmiş ve özgür internet ortamında insanların kullanımına sunulmuş bir yazı sonuçta, saygım var. Ben de bir önceki yazımda “keşke bu zararlar yazılırken bir de kimlerin öldüğü de yazılsaymış” diyerek bu zararların kaç kişide bir görüldüğü gibi bir bilgiyi de sunsalarmış diye düşünerek yazdım. Midye zararı araştırması yapan sonucunda zehirlenenlerin de istatistiğini verebilir belki, dileğim bu yöndeydi.
Araştırmayı bir kalemde silip atmaktansa kendi yorumumu yaptım, bir kişiye veya araştırmaya saldırım yoktu.

“Sadece kendi tecrübelerine dayanarak konuyu aydınlatamayacağını bilmeni isterim.”
Ben bunun bilincinde bir insanım tabii ki. Bir önceki yazıda yazdıklarım konuya açıklık getirmek için değil sadece bir örnek belirtmek içindi. Hani böyle böyle zararlar var diyorsunuz lakin ben kendim gibi de bir sürü insan bilmekteyim yukarıdaki araştırmalar çok kesin dille yazılmış her şey siyah beyaz değil demek içindi dediklerim.

“Senin yorumun, günde 5 paket sigara içip hala ölmediğini söyleyen birisi gibi.”
Verdiğiniz örneğe benzer bir örnek verdim ben evet. Amacım da oydu zaten. Hani her günde 5 paket insan nasıl ölmüyorsa günde 50 tane midye yiyen insan da zehirlenmeyebilir. Sonuçta bu bünyedir, istatistiktir vesairedir. Yukarıda dediğim gibi her şey siyah beyaz değildir diye anlattığım bir şeydi.

“Ve son olarak, midye yemekle bayan olmanın alakasını anlayamadım.”

Bir önceki yazımda parantez içinde belirttiğim şey (konudan ayrı olduğundan dolayı bir parantez açma gereği hissettiğimden öyle yazmıştım) midye yemekle bayan olmanın alakasını değil tükettiğim midye sayısının çok olduğunu belirtmek için kullandığım bir anlatım tarzıydı. Midye yemekle bayan olmanın tabii ki bir ilgisi yok.

İyi günler…

midye hakkında okuduğum ilk yazı öncelikle bilgilendirdiğiniz için teşekkürler bende midye sevenlerdenim ama yazıyı okuyunca kararsız kaldım bundan sonra daha dikkatli olurum .Merak ettim içindeki yeşil renkte olan kısmını çıkarsak nekadar daha az zehirlenmiş oluruz.

ben de mıdyecıyım ama merak ettıgım nrden hep mardınlıler bu isi yapıyor daha once kı yaptı mıdye nın arasına kım pırıncı koymayı akıl ettı lutfen cevapınızı beklıyorum devran_ozcab@hotmail.com

Herkese merhaba,

Ömer bey bilgilendirici yazınız için teşekkürler. Ben 44 yaşındayım. Çocukluğumdan beri kendi çıkardığım midyeleri pişirerek yeriz.
Parlak kabuklu istiridyeyi de 2 defa çiğ ve sadece limon sıkarak yemiştim. Denizden babam hariç ne çıksa yerim grubundanım.
TV deki belgesellerde izlediğim kadarıyla başta Fransa ve çoğu Avrupa ülkesinde midye ve istiridyeler genellikle çiğ tüketiliyor. Sanırım iyice durulamak ve biraz da tuzlu suda bekletip limon sıkarak yemek faydalı olacaktır.
Zaten hergün yada üç öğün yenmiyordur.
Selamlar ve saygılar

ben mıdye yıyordum ama bu satten sonra yemıcem.bu bılgılerı yazana cok tesekkur ederım.

sevgili hocam açıklamalarınızı dikkatle okudum. ben midye dolma üreten bir fabrikanın müdürüyüm.fabrikamız antalya da. Tarım ve köy işleri bakanlığı gıda üretim izin belgesi ve İSO 22000 Belgesine sahip Türkiye’de ilkiz. fabrikamıza gelen tüm midyeler menşeei belgesine sahip olup tarım il müdürlüğü labaratuvarlarında 7 farklı analizleri yapıldıktan sonra insanlarımızın damak tadına sunmaktayız. Kusura bakmayın biraz reklam gibi oldu ama şunu da bilmeliyiz ki Türkiye’de merdiven altı üretim sayesinde halkımız bu tadı aldı. buralara kadar geldi. insan sağlığı elbette çok önemli. şu da bir gerçek sokakta ki vatandaş sizin anlattıklarınızın ne kadarını biliyor ve de uyguluyor. insanlara hijyenik ortam da üretim yaptığımızı ne kadar anlatsak da tabuları yıkamıyoruz. bu mesajı sizi ve okuyanları bilgilendirmek amaca ile yazdım. gün içerisinde inanın vakit bulduk ca internet ortamında midye konusunda her türlü bilgi araştırması yapmaktayım. bu bilgileri de tüm ulaşabildiğim insanlara anlatıyorum. sizin le de internet ortamında karşılıklı bilgi ve tecrübeleri paylaşmak isterim. teşekkürler…

ben midye yemiyordum ama çok istiyordum yemeyi ve bir türlü cesaret edemiyordum nsl diye hep merak ediyordum ama bu yazıları okuyunca gerçektende vaz geçtim amaa yinede ben midyenin zararlı olduğunu bilmiyordum meğersem nekadar zararı varmış …:)beni bilgilendirdiğiniz için teşekkürler tabi bu biraz da kendi araştırmalarımada dayanıyor:)

Bu yazıyı hazırlayanları tebrik ediyorum.
Bende deniz kenarinda yaşıyorum daha önce severek yiyordum ama bu saatden sonra yemeyi hiç mi hiç düşünmüyorum.
Zararlı olduğu halde israrla yemek isteyenleride anlayamıyorum.
Yiyenlerede saygı duyuyorum.

Bu yazıyı hazırlayanları tebrik ediyorum.
Bende deniz kenarinda yaşıyorum daha önce severek yiyordum ama bu saatden sonra yemeyi hiç mi hiç düşünmüyorum.
Zararlı olduğu halde israrla yemek isteyenleride anlayamıyorum.
Yiyenlerede saygı duyuyorum.

bence insanlar midye yememeli çünkü bir çok zararıda var midyenin pis yerlerde yapılıp yapılmadığını nerden bilicez hem ben kendi sağlığımı garanti altında tutuyorum hani şöle demiyorum insanlar midye yemiycek felan diye yiyen yer benim bu sözlerim sağlığını garanti altına almak isteyenlere eğer istemiyosanız sizi zorlayamam sizin bilicağiniz iş ben sadece midyeye hy diyorum

midye çok lezzetli birşey.birayla iyi gidiyo hem.ama ben midyeden zarar görmek istemiyorum.denkgeldikçede bir iki atıştırırım canım…..:)

ben midyeyle sokakta tanıştım çok lezzetli bir ürün ama dışarısı satılan gıdalar ne kadar sağlık açısından yeterlidir bilemiyeceğim.belki siz kendinize göre haklısınız ancak bu lezzetten madur kalmayı düşünmüyorum.maden sağlık açısından sokakta satılanlar tehtitedici o zaman yemek için gideceğimiz bir lokanta ya resturant adresi verirmisin bu kadar araştırma yapılmış maden bunuda araştırmışsınızdır.araştırmadıysanız o zaman bize yardımcı olunda bizde midye yemekden madur olmayalım…

atın ölümü arpadan olsun:)
yazınızı okudum ama..nmidye bende bağımlılık yaptı.yemeden yapamıyorum.:)

Yüce rabbim herşeyi okadar düşünmüşki haram olan şeyler mutlaka bize yani insanlara zarar veriyor islam dinini mantıken düşünmeye ne dersiniz?

denizden babam çıksa yerim.atın ölümü arpadan olsun demiyorum ancak olacağı varsa olsun midyeden olsun,bira onsuz gitmiyor.kalamar,midye bira üçlüsü bozulamaz:)yazı gerçekten bilgilendirici,teşekkür ederim.ancak heryerden midye yenmez.sağlık bakanlıgından onaylı midye çıktı hem,onlarda zehir yok !!! isteyenler incelsin alttaki siteden http://www.diyet.com.tr/index......eslenme=86

Çok şaşırdım doğrusu hiç tahmin etmiyordum zararlı bir madde olabileceğini. Bilgiler için teşekkürler….

33 yaşımdayım.bugüne kadar yediğim midye sayısı sanırım binlerle ifade edilebilecek rakamlara ulaşmıştır.hatta iddaa yüzünden 385 orta boy midye yemişliğim var tek seferde.ben bir zararını görmedim.bu kadar zararlıda deniz kenarına kıyı ülkelerin hangisinde midye yasak veya yenmiyor.bütün dünyada tüketilen midyelerin çiftliklerde üretim olduğunu da söylemek safdillilikten başka bir şey değildir.yiyin efendim yiyin :) saygılarımla…

yenmesinde ihtilaf olmayan sayısız yiyecek varken, neden bunlar üzerinde duruyoruz anlamıyorum

İyi güzel midyeler butun bu ORGANIK pilikleri suzuyor ama su da unutulmamalıdır ki bu midyeler kaynatalırak hazırlanıyor ve bu durumda bir cok ORGANIK TOKSINLER bozunmaya ugruyor. Bu konuda bir sey denmememiş yani sadece midyenin denizden cıktıgı haliyle içerdiği toksinlerden bahsediliyor, ayrıca bu midyeleri yiyen balıklarda mevcut, bizde balık yiyoruz ama zehirlenmiyoruz değil mi?. Bir çevirme yazısından öteye gitmemeiş bence bu çalışma

teşekkür ederiz …
marketlerden alınan hazır çorbadan çikolataya kadar herşey kanserojen madde içeriyomu…
ayrıca çernobilden sonra çayları bize içirdilermi..
ee
hala yaşıyosun arkadaşım..
ozmaan
bu atlar dayanıklı desene

bnmde hayatımın her ewresınde midye olmuştur.ewet bi emek harcanmış ve ortaya bi yazı çıkmış ama unutulmamalıdırkı her insan ne yediğini bilir ama ne yicegını bılemez düşüncelerimizide dile getirirken tek taraflı olmamız eleştırel kimliğe sahıp olmamamızı gostermezmı zaten bundan dolayı bence yanilmelidir şehsen bn bu yüzden ölen bi insan görmedim midyeyi sewen insanlara iyi yemeler arkadaşlar

iğrençççç.aman Allah ım bu görünüşü bile iğrenç olan solucan gibi canlıyı nasıl yerler aklım hayalim almıyor yaaaaaaaaaaa:Sşiddetle kınıyorum….hem haram yaaa resmen haram!!!!insanlar bukadar korkmaz oldu haramdan….kan çıkmayan canlı yenirmi yaaaa!!!!benim sözlümde yiyor ama tepkim çok büyük.ya midyeyi bırakacak yada beni….buna göz yumamam!!!!!Allah ım yaaaa ne günlere kaldık.senin verdiğin onca nimet varken şu işe bak yaaa:(:(:(

Sevgili Beyza hnm.

Sanırım böyle bir yorumu yapmak için ya dini bilgileriniz çok derin ya da nişanlınızı haram mı mekruhmu daha araştırmadığınız bir yiyecek maddesi için ayrılacak kadar az seviyorsunuz.Öncelikle İlk sayfadaki yorumdada belirttiğim gibi bsin zincirinde ve dünyadaki atıkların temizlenmesinde filtre görevi gördüğünden dolayı MİDYE nin çok önemli asli görevleri bulunmaktadır.Lezzeti-Besleyici değeri-Afrodizyak etkisi bir yana kimsenin vicdanının bu kadar faydalı bir mahlukatı pisliği içerisinde yetişen domuzla aynı kefeye koymayacağını tehmin ediyorum işte bu yüzden yüce yaratıcımız bazı şeylere HARAM bazılarına MEKRUH (şüpheli) şerhi koymuştur ulemaların mekruh olarak yorumladığı deniz kabuklularından olan midyeyi yememeyi tavsiye edebilirsiniz bu gayette doğru olabilir ama Direk haram demek !…… sanırım bu biraz haksızlık olur ne olur bırakalım herkes kendi dinini yaşasın.Haram işlemek isteyen haram - Helal işlemek isteyen helal işlesin.Kimse artık başkasının günah işlemesine engel olmasın cehennemin odunada ihtiyacı var ve belki midye yediğim için ben belki başkasına karışanlar olacaklar ama buna yüce yaradanımız karar versin haksızmıyım Saygılarımla

şöyle söyleyeyim ozaman veysel bey evet şu konuda hak veriyorum haram konusunda.yani midyeye haram deme konusunda.ama sonuçta olup olmadığıda şüphede.ama şuna kesinlikle katılmıyorum yani kimse kimsenin haram yemesine karışmasın.ne demek böyle bişey.aslında böyle bişeye göz yuman insan yapan kişi kadar suçludur.bunu nasıl göze alabilirim.aynı zamanda ben sevdiğim insanların öbür tarafta azap çekmesini katiyen istemem.ve nişanlımı çok seviyorum aslında ama bu midye işinden çok tiksindim.sorunu hallettim artık.artık oda ne midye yiyecek nede ben kendimi kötü hissedeceğim.demekki beni çok seviyo ki bazı şeylerden feragat edebiliyo.ama bende olsam aynı şeyi yapardım.çünkü haram yanından ziyade hastalıklara yol açabilme ihtimali varmış.bu yüzden buna göz yumamazdım.herkese hayırlı günler.

Aslında üzerinde düşünülmesi gerekir fakat denizden çıktıktan sonra pişirme aşamasında bu zararlarının büyük ölçüde kaybolduğunu düşünüyorum.. Keşke bu konu biraz araştırılmış olsaydı.. Aksi halde gerçektende bunca süredir midye tüketen insanların neden hasta olmadıklarının izahatını nasıl yapabiliriz.

Mehmet Bey,

10 numaralı yorum’u inceleyiniz lütfen.

inanın aşerercesine canımın istediği bi besindi benim için özel olarak 40 km yola onu yemeğe giderdim emin olun yemeyeceğim bidaha babannem hep haram olduğunu söylerdi demekki insan vücüduna zararlı olduğu içinmiş şimdi ona hakveriyorum araştırdığınız için teşekkürler..

bir şey sormak istiyorum bırısınden duymuştum midyeler regl oluyor diye doğru mu acaba?Bilgi verirseniz cok sevinirim…

ben uzun bi zaman yememiştim 2 ay önce yemege başladım ama sanırım bu yazıdan sonra tekrar yemeyecegim çünkü midem bulandı!!hem günah ztn

@Türkan
Maalesef midyelerin adet görmesine dair tüm aramalarım sonuçsuz kaldı, herhalde böyle bir şey yok.

@esra
@yağmur
@beyza

Midye yemeyecek olmanız güzel bir şey, sevindim. Ne kadar fazla insan yemezse o kadar başarılı hissedeceğim kendimi. (Tek korkum sokakta midyecilerin saldırısına uğramak. :D)

Lakin, ben burada haram/helal görüşünden bakmadım olaya. Sadece yu karidaki sebepler dahi yeterli olur bence bırakmak için.

@Mehmet KARAGÜNEY
Mehmet bey, bu kadar midye tüketen insanların hasta olmadıklarını kim söyledi? Yukarıdaki yorumları inceleyecek olursanız #10 no’lu yorumda belirttiğim üzere

“Lakin midye kaynaklı hastalıklar sadece 1 den ibaret değil. Örneğin 27 Mart 2006 tarihli NTVMSNBC haberine bakacak olursak midyenin muhteviyatı nedeniyle Hepatit A’ya da neden olduğu, ve özellikle Ege sahillerinde yaşayan insanlarda Hepatit A’nın görülmesinin nedenlerinden birisi olduğu, cilt hastalıkları, kangren, karaciğer, böbrek yetmezliği, kalp ritmi bozukluğu, sinir sistemi bozukluğu ve kanser türlerine neden olmakta olduğu bilgisini görebiliriz. Elbette bunların hiç biri hemen açığa çıkan hastalıklar değildir, bu sebeple “dün midye yedim bugün hastayım” tarzı bir şey söyleyemiyoruz. Ve ne yazik ki yazıya iliştirmek üzere; aramama rağmen, midye kaynaklı ölümlere dair bir haber bulamadım, en azından Türkiye için.”

bizlere bilgi verdiginiz için teşekkür ederiz ancak cok sevıyoruz yemesını bilgiden sonra bidaha asla yasamak istiyorum

midye çok güzel yiyecek aman sanki yediniz diye öleceksiniz yemeyin o zaman ben bayılıyorum ve iştahla yiyorum şeklide çok hoş …

selam arkadaşlar.
uzunca bi yorum yapmayacağım midye seven kişilere bi çift sözüm var okumadan geçmeyn..
yiyecek başka şey bulamadınızmı..
bulamadıysanız (midyeler benden)
lazzutlar@hotmail.com
mansaya yada izmire yolunuz düşerse bekliyorum…

MERHABA,ÖNCELİKLE ŞUNU BELİRTMEK İSTİYORUM.BEN BUGÜNE KADAR İLK KEZ HAYATIMDA GEÇEN YAZ MİDYE YEDİM.BİR KEZ YEMEME RAĞMEN YİNE DE TİSKİNMEKTEN ALIKOYAMADIM KENDİMİ.YEDİĞİM İÇİN PİŞMAN DEĞİLDİM AMA ŞİMDİ İSE YEDİĞİM İÇİN KENDİMDEN İĞRENİYORUM AÇIKCASI.AMA MERAK ETTİĞİM BİR KONU DAHA VAR.BİR ARKADAŞIM BANA MİDYELER DE ADET GÖRDÜĞÜ İÇİN DİNİMZCE YASAKTIR,GÜNAHTIR DEDİ.SİZCE DE DOĞRU OLABİLİR Mİ BU?ÇOK ŞAŞIRDIM AÇIKCASI BÖYLE BİŞEY MÜMKÜN OLAMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM AMA YİNE DE ARAŞTIRMADAN KESİN BİR YARGIYA VARAMAM TABİ.EĞER BUNU DA ARAŞTIRIRSANIZ SEVİNİRİM.BENİM ZAMANIM YOK.ŞİMDİDEN TEŞEKÜRLER!!!

bu sayfayı hazırlayana teşekkürler ama midye bendede bağımlılık yaptı bencede atın ölümü arpadan olsun…

midyeler adet olurlar mmmmmmmmmıııııııı

ASYA CIM BENDE AYNI SORUYU SORDUM AMA HENÜZ YANIT ALAMADIM.AÇIKCASI ÇOK MERAK EDİORUM AMA ARAŞTIRMAYA BİLE ZAMANIM YOK.ÇOK YOĞUNUM.UMARIM ZAMANI BOŞ OLAN BİR ARKADAŞIMIZ BİZE YARDIMCI OLUR ARTIK.

Açıkçası sorunuzun aslı var mı diye araştırdım. Lakin araştırmalarım sonucunda midyelerin adet olması gibi herhangi bir sonuca ulaşamadım.

Bugüne değin cevap vermememin ana nedeni budur. Bazı arkadaşların sorularına email yolu ile cevap veriyor olsam da böyle genel bir soruya yanlış bir cevap verip aklınızı bulandırmamak adına susmayı tercih ettim. Umarım vakit açısından kısıtlı olmadığım bir zamanda bu soruya tekrar bir cevap arayacağım.

İyi günler dilerim.

bence çok lezzetli ama bu resimlerden sonra bidaha iyecegimi sanmıyorum

igrecmis yaaaa….. birdaha asla yemem.Yayininiz ve bizleri bilgilendirdiginiz icin cok ama cok tsk ettim.

öncelikle erinmeden bu kadar bir yazıyı hazırladığınız için teşekkürler. sonuç kısmına baktım. ;)

arkdaslar sağlığınız açısından söylüyorum yemeyin yaaaa şu midyeleri….bakın nasıl da düşünüyorum sizleri kendimi bile bu kadar düşünmüyorum…

Öcelikle merhaba bana göre güzel bir yazı olmuş bu güne kadar midye yiyordum ama artık asla yemem ama büyük konuşmayalım.Midyeninde güzel bir tadı var ama artık bunları öğrendikten sonra yemem!!!

Öcelikle güzel bir yazı olduğunu itiraz etmeliyim.Ben bugüne kadar açık söylemek gerekirse midye yiyordum ama artık bunları öğrendikten sonra asla yemem.Yinede büyük konuşmayım itiraf etmeliyim ki midyeninde güzel bir tadı var.Ama yemiycem bizi bilgilendirdiğiniz için sağolun.

bence bu midye denen şey çok kötü
eğer bana denedin mi diye sorarsanız hayatta denemedim ve asla denemiyecem tavsiyede etmem!!!!!!!!!!!aynı sineğe benziyo

bence midye iğreenç ötesi bir şey size asla tavsiyee etmem asla denemeyin hem deniz ürünlerinden en zararlısı midye dir asla yemeyiniz

bu midye iğğğğrenç ötesi
çünkü bu midye denen şey deniz ürünü hemde en zaararlısından hiç tavsiye etmem bende denemedim asla denemem

arkadaşlar ben şahsen midye yerim ama dengli yerim haftada bir ayda bir en fazla 3-5 tane yerim tadını damakta bırakmak lazım her şeyin fazlası zarar kardeşimmmmmmm. okey ona göre takılırım .benden bu kadar kardaşşşşş…

fazla yemeyin lan tatamammı

bazıları yazmış midyeler adet olurlarmı diye hayır söz konusu değildir. midyenin beslenme ritmini adet zannetmektedirler doğru midyeler suyu filtre eder. ayrıca dini bir hurafedir.

midyeyi burda yerden yere vuranlar iyiki yemiyorsunuz boşverin yemeyin midye enflasyonu yapmayın fiatı yükselmesin:) burda yok şunu yapar yok bunu yapar diye yazmışsınız ama yediğiniz diğer tüm hormonlu hayvansal gıdalar size ne yapar onu düşünün onların yanında solda sıfır kalır yaptıkları.

ayrıca dini olarak ele alırsak denizden çıkan hiç birşeyi yememeniz gerekli bakınız ilgili süreler aşağıda

O size ancak şunları haram kıldı: Leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olan. Fakat kim kaçınılmaz şekilde mecbur kalırsa; saldırmamak ve zorunluluk sınırını aşmamak şartıyla. Çünkü gerçekten Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
16- Nahl Suresi 115

De ki: Bana vahyolunanlar içinde bir kimsenin yiyeceği olarak leş, akıtılmış kan, domuz eti ki bu gerçekten pisliktir, Allah’tan başkası adına kesilmiş bir murdar dışında haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Kim kaçınılmaz şekilde mecbur kalırsa saldırmamak ve zorunluluk sınırını aşmamak şartıyla. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayandır, merhamet edendir.
6- Enam suresi 145

Sonuç olarak tadını seven yer sevmeyen yemez ama kimse kimseyi bu konuda yanıltmasın ve zorlamasın

bazıları yazmış kımse kımseye dayatma yapmasın falan fılan arkadaslar sonucta herkes görüşlerini serbest bir şekilde ifade edebilme yetisine sahip değil mi???birileri birilerini bilgilendirmeli….

çok
güzel
ellerinize
sağlık çok
güzel bi site

sevgili kardesim ben midyeyi cok seviyorum vede midye cıkartıyorum denizden benim bu işten günlük kazancım 200 ytl…yani demek istediğim midyeyi halk seviyor.neden gidipte kola yada diger zararlı besin kaynaklarının zararlarını arastirip yayınlamıyosun.bu arada emegine saygısızlık etmiyorum .ama arastırmıssın gözler önüne seriyosun zararlarını ama yorumlara bakıyorumda …benden farklı düşünen pek yok gibi.ben bu konuda profesyonel olarak sadece halkımızın günlük cıkan midye yemelerini tavsiye ediyorum.. saygılar

midyesiz bir gün geçiremem yemeye devam

midyeye devam

IYYYYYY!!!!! BUNLARI DUYDUKTAN SONRA ASLAAAAA!!!!!!!

bütün bu yazıları okuyunca canım daha da bir midye çekti.inşallah bu yazıyı herkes okur da,kimse almaz.hepsi bana kalır. :) seviyorum uleeen!

“Midyeye devam. Hepsi bana kalsın ”

Bu yazının altına böyle yorumlar yapabilen zihniyeti kutluyorum. Buna bilimsel ve kabul görmüş dayanağa verilen bu denli boş cevaplar ne güzel gidiyor.

gunde abı kardes 100 - 150 tane yerız artık bunlardan sonra ne yaparız bılmem hocam

arkadaş güzel yazmışsınızda o kıaç derece ateşte pişiyor bili
yormusun sen o yazan arkadaş midye dolması yemişmi o midyeyi sacda pişirip yanında domater büber soğon kır yede sonra bu yazıyı yaz ben giresun merkezden ve yaşım henüz 17 ha sakın sen nebiliyorsun diosan nasıl yapılıyor gelin size bir sunimda yiyin ok tekrar teşekkürler

ben size sesleniyorum lütfen siz insanların zevklerinden tiskindirmeyin siz yemiyorsanız lütfen başkalrınında yemesini engellemeyin teşekkür giresunlu YUSUF TÜRK SEVGİLERİMİ SUNARIM NOT: bizlerde para yok bu güzellezzeti bedavaya bulmuşuız nasıl vazgeçeriz siz önce bunu bulun herşeye zam benim ailen fakir daha ne yapalım biz bunu ailece yiyoruz tavuk : et almaya hadi para hocam

önçelikle cenabu alllah. dünyadaki nimetleri insanlar için yaratmıştır. kullansın vaya yesindiye. kulanabilmesi veya yiyebilmesi için. haram veya helal kılmıştır.eğer insan için zararlı ise zaten haramdır ki yenilmez midye nin dünyadaki görevi insanları beslemik değildir.eğer insana zaralı değilse ki zaten helal olmuştur. önçelikle helal veya haram olduğunu ispat etmek lazın ki o na göre değerlendirilsin.bence ÖRNEK İNEKLER İNSAN DIŞKISI İLE BESLEMİYOR AMA SÜTÜ ZARARSIZ VE FAYDALI

Ayetlerde gördüğümüz gibi Kuran; 1- Leş, 2- Kan, 3- Domuz eti, 4- Allah’tan başkası adına kesilenler olarak haramlarını bu 4 maddede toplamıştır ve sadece bunların haram olduğunu da vur-gulamıştır. Çok zor durumda kalıp da bu 4 maddeden biri dışında hiçbir yiyecek bulamayan kişinin aşırıya gitmemek şartıyla bunlardan yiyebileceği gibi bir detay da belirtilmiştir. Etrafımızdaki insanlara sorarak bir araştırma yapsak böyle bir zaruret durumuyla yüzyüze gelen yüz kişide bir kişi bile zor buluruz. (O da belki ha-yatında bir kez bu durumda kalmıştır.) Yani Kuran konuyu en detaylı şekilde açıklamıştır. Fakat buna rağmen mezheplerin, Ku-ran’da olmayan haramları, bu konuda da dinimize ilave ettiklerini görmekteyiz. Örneğin Türkiye’de en yaygın mezhep olan Hane-fi’ye göre midye ve karides yemek haramdır. Ne yazık ki birçok kişi bu izahı dinin bir hükmü sanmakta ve Allah’ın bu nimetlerini kendilerine haram kılmaktadırlar. Mezhepler haram olan yiyecekler konusunda Kuran ile çelişmekle kalmamış, kendi aralarında da çelişmişlerdir. Mesela Maliki mezhebi Hanefi’nin haram kıldığı midye ve karidesi helal kabul eder. Maliki mezhebinin haram de-diği at etiyse Şafi, Hanbeli gibi mezheplere göre helaldir. Büyük alimlerin (!) ilave haramları bunlarla bitmez. Azı dişleriyle kapıp avlayan, parçalayan kurt, ayı, köpek, sincap, tilkinin dahil olduğu hayvanlar da bu haram edilenler listesindedir. Tırnaklarıyla kapıp avlayan kuşların eti de mezheplerce haram edilmiştir. Yılan, kur-bağa, kaplumbağa, yengeç tipi hayvanlar da listeye dahildir. Ku-ran’ın izahlarını yeterli görmeyenler kendi örf, adetlerinde çirkin gördüklerini, uydurma hadislerle destekleyerek haram kılmışlar-dır. Oysa farklı farklı kültürlerde insanların yemek listesi de fark-lıdır. Örneğin kurbağa eti, at eti kimi kültürlerde hiç yenmezken, bazı ülkelerin kültürlerinde bunlar çok prestijli yemek sınıfında-dırlar. Birçok kültürde ayı, aslan, kurt gibi vahşi hayvanları yeme alışkanlığı da olabilir. Kendi kültürlerine göre din oluşturanların bu saçma ve gereksiz ilaveleri, birçok farklı kültürde yaşayanlara gereksiz zorlukları beraberinde getirmiştir. Mesela ülkemiz gibi üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede istiridye, midye, karidesin haram kılınması beraberinde din adına zorlukları taşımıştır. Ayetlerde %1’den bile daha az ihtimalle karşılaşılacak durumları açıklayan Allah’ın, %90’dan daha fazla insanın karşılaşacağı midye, karides gibi yiyecekler haram olsaydı bunları açıklamaması hiç düşünülebilir mi? Madem ki açıklanmamıştır, demek ki Allah bunları haram etmek istememiştir. Allah’ın haram etmediği her şey helal olduğu-na göre demek ki bunlar afiyetle yenilebilir.
Allah’ın kendilerine verdiği rızıkları haramlaştıranlar hüsrana uğramışlardır, sapıtmışlardır, doğru yolu bulamamışlardır.

yazı için tşk ederim. midyeyi çok seviyordum fakat artık yiyebileceğimi düşünmüyorum. bu arada Allah tan deva isteyip üstüne alkol alan arkadaşlarda varmış tuhaf geldi!! Dini hassasiyet taşımazsak elbet standartlarımızda gerileme olacaktır. bu konu dini kitaplarda yüzyıllar öncesinde belirtilmişti biz yine Amerikadan aldık. inanıyorumki din insan hayatına standart getiriyor. midemiz için bile ne hoş tavsiyeler verilmiş.bu hassasiyeti hatırlattığınız için tekrar tşk Ömer Bey. yaşam için ileri standart neyse onu yaşamak isterim

ben bir midyeciyim bunlar sacma.ismail abi hergun 100 tane yiyiyor 10 yildir

slm ben mesut midye yenmez diyen agız dadını bilmiyor malesef hee şu dogru midye igrenc görünümü var ama cok güzel yaawww napim zararları var ama yemenizi tavsiye ederim daha demin yedim bu siteye girmemin nedenide arkim yüzünden bi araştır dedi tabi güzel şeyler cıkmadı ama kırmamak amaclı kusura bakmayın harbi midye hastasıyım napim k.i.b by by bana ulaşmak isterseniz clap_mesut@windowslive.com ok

ben midyeyi çok severim netcem şimdi?tırstım…